Yapılması gereken ilk şey ayağına çivi batan kişi ayaktaysa oturtulmalıdır. Ayağı öne doğru alınıp ilk iş çiviyi çıkarmak olmalıdır. Sonrasında çivinin paslı olduğu düşünülürse tetanoz ihtimali yüksek olduğu için yaradan bir miktar kan akıtılmalıdır. Paslı maddeler kanı çabuk zehirler. Bu nedenle kan dışarıya atılırken paslı çividen geçen mikropların da dışarı atılması sağlanabilir. Kan aktıktan sonra yara çok derin değilse tentürdiyot (baticon) ile temizleyip geçici olarak sarılabilir. En yakın sağlık merkezine giderek gerekli müdahale yapılmalıdır. Eğer çivi ayağı delip ucu çıkmışsa hiçbir müdahale edilmeden acilen doktora gösterilmelidir.
Çivi Batmasında Büyük TehlikeÖzellikle yaz aylarında çocukların yalın ayakla gezdikleri sokaklarda çok sık görülen çivi batması olayı asla küçümsenecek bir durum değildir. Paslı çividen kapılan tetanoz kişinin canına mal olabilir. Çivi batması durumunda gerekli müdahale yapıldıktan hemen sonra tetanoz aşısı vurdurulmalıdır. Tetanoz ile ilgili bilinmesi gereken en temel nokta yalnızca çivi ile değil küçük bir çizik de kıymık da tetanozu başlatabilir. Halk arasında özellikle çivi ile bağdaştırılan tetanozun bazı belirtileri ve elbette tedavileri de mevcuttur. Çivi Batması ve Tetanoz Belirtileri Ayağa çivi battıktan sonra gidilip aşı yaptırılmalıdır. Tetanoz kendini hemen göstermez. Hastalığın ortaya çıkışı yaklaşık üç hafta alır. Geçen bu süre zarfında belirtiler yavaş yavaş ortaya çıkar. Endişe, huysuzluk, devamlı rahatsız olma hali ile doğan belirtiler çene kasılması ve kas sertleşmesi ile kendini ortaya çıkarır. Özellikle boyun kaslarındaki kasılmalar en dikkat çeken belirtilerdir. Bununla birlikte yüz kaslarında ani spazmlar da kendini gösterecektir. Tetanozu ortaya çıkaran toprakta üremiş olan bakterilerdir ve kirli ortamda bulunan bir çivi battıysa acil tıbbi müdahale gerekir. TETANOZ NEDİR?
Tetanoz, toprak ve kirli yerlerde bulunan, “Clostridium Tetani” isimli bir bakterinin neden olduğu, kas – iskelet sistemini ve nörolojik sistemi tutan bir hastalıktır. Bu bakterinin neden olduğu hastalık ciddi kas krampları (ataklar halinde), kas sertleşmeleri ve nöbetlerle kendini gösterir. Son derece ızdıraplı olup bazen mortal seyreder, bazen de atlatılabilmektedir. Aşılama yolu ile tetanozdan korunmak mümkündür.
Teşhis ve Tedavi
Her çivi batması elbette tetanoz demek değildir. Ancak belirtilerden en az ikisi ortaya çıkıyorsa doktor muayenesi şarttır. Hasta yaralı kısımda ağrıdan şikayet ediyorsa bununla birlikte boyunda ve yüzde ani kasılmalarla birlikte şişkinlikler oluyorsa tetanoz göstergesidir. Zamanla boyundan sırta kadar inen kasılmalar sonunda hastanın solunumunu engeller. Sonrasında kaslara engel olamamaya bağlı olarak ağrılı ve bir o kadar da bilinçsiz hareketler ortaya çıkar. Kişinin ne kadar bilinci yerinde olsa da vücut kontrolünü kaybeder. Tetanoz özellikle çocuklarda ölümcül olan bir hastalıktır. Bunun için ayağa çivi battığında çok iyi temizlendiğinden ve bir o kadar da mikroplardan arındırıldığından emin olunmalıdır.
Medikal Tedavi
Ayağa çivi batması durumunda medikal tedavi ve yaklaşım temel olarak şunları içerir:
Yara temizliği ve yara pansumanı
Direkt Grafi (Röntgen) incelenmesi (kemik kırığı vs incelenmesi)
Tetanoz Aşısı
Antibiyotik tedavisi (enfeksiyon profilaksisi)
Ağrı kesiciler
Doku ayrılması veya bozulması varsa sütur atılması (dikiş)
TOPKAPI SARAYI Topkapi Palace was home to all the Ottoman sultans until the reign of Abdulmecid I (1839-1860), a period of nearly four centuries. The order for the construction of the Topkapi Palace on the Seraglio Point overlooking both Marmara and Bosphorus was given by Mehmed II after the conquest of Constantinapolis in 1453. The place was then an ancient olive grove. The final form of the first palace covered an area 700m², and was enclosed with fortified walls 1400 meters in length. The walls were pierced by a number of gates, namely the Otluk gate, the Demir gate and the Imperial gate (Bab-i Humayun), and a number of minor angled gates between them. After the reign of Mehmed II the Conqueror, the palace grew steadily to form a city like complex of buildings and annexes, including a shore palace known as the Topkapi shore palace, as it was situated near the cannon gate -Topkapi- of the ancient walls of Istanbul. When the shore palace was burned down in 1863, it lent its name to ...
THE BOSPHORUS The Bosphorus is approximately 30 km long, and at its narrowest point the Anadolu and Rumeli fortresses face each other across it. Here the width of the strait is about 800 meters. On the surface, the Bosphorus flows like a river from the Black Sea to the Marmara. This current gets much stronger and becomes truly dangerous around the fortresses. Below the surface current, there is another current flowing in the opposite direction. These currents have always constituted a threat for the ships crossing the strait. The Bosphorus is like a narrow valley and it has an average depth of 50 and a maximum depth of 110 meters. Because of the currents and the different temperatures on various levels, the Bosphorus is a paradise for fish. The fish migrate between the Black Sea and the Marmara according to the season. These fish, peculiar to these waters, are caught during the migration seasons. Nowhere else can one find such fine-tasting fish. Until recent times, the settlements alon...
Yorumlar