Ana içeriğe atla

Tipo Baskı Terimleri

Yüksek baskı: Tipo baskı sistemidir. Basan yani boya alan kısımlar yüksekte olduğu için bu ismi almıştır.

Hurufat: Matbaacılıkta sıcak dizgide kullanılan büyük küçük bütün harfler, rakamlar ve şekillere denir.

Harf kasası: Dökülmüş harfleri düzenli bölmelerde saklayan veya hizmete koyan özel yapılı kutulardır.

İşaret kertiği: Harfin kalın yüzeyindeki oyuk.

Düz baskı: Litografi adı verilmiş olan taş baskıdır.

Tire: Siyah ve beyaz gibi iki tondan oluşma yani ara tonların bulunmaması durumu.

Orjinal: Klişesi yapılmak üzere hazırlanmış olan bir fotoğraf, bir resim çizgi ile yapılmış bir şekil ve bir harta örneğidir.

Klişe: Matbaada harflerin ve resimlerin basılması için hazırlanan metal kalıplardır.Yada tipo baskı kalıbı.

Dycril ve printight: (Daykıl) Bir nevi naylon klişe. Fotopolimer tabaka.

Tire klişe: Siyah-beyaz olarak hazırlanmış bir orijinalin noktasız (tramsız) ton farkı olmadan hazırlanan baskı kalıbı.

Ototipi klişe: Yarımton resim ve fotoğrafların tram kullanmak suretiyle yapılan baskı kalıbı.

Altlık: Klişe baskıda, klişe kalıbının altına konulan metal yükseklik.

Anterlin: Dizilen satırların birbirine karışıp bozulmaması için satır aralarına konulan umumiyetle iki punto genişliğindeki metal boş satır.

Garnitür: Çember içindeki sayfaların düzenlenmesi için kullanılan büyük boş malzeme.

Boş takım: Dizgide kelime ve harf aralarını doldurmak için kullanılan hurufat metalinden yapılan yarım puntodan bir kadrata kadar olan dizgi malzemesidir.

Gale: Dizilen kalıpların bağlanmak ve taşınmak üzere yerleştirildiği tabla.

Çember: Tipo baskı için hazırlanan dizgi kalıpları ve klişelerinin düzenli olarak bağlanmasını sağlayan, her baskı makinesinin kendi ölçüsüne göre ezel boyutlarda hazırlanmış olan dörtgen demir çerçeve.

Vizo: Kalıp sıkıştırmada kullanılan vidalı kilit tertibatı.

Takatuka: Kalıpta hurufatı veya basılacak kalıbı bir düzeye getirmek için vurularak kullanılan tahtadan alet.

Mizantren: Tipo baskıda kullanılan kalıbın her bölümünün aynı kalitede baskı yapması için kalıp altından veya kazan kağıdında yapılan işleme denir. Veya basılacak bir yazı veya resim formasının bazı yerleri hafif ve bazı yerleri kuvvetli basarki bu kusurları düzeltmek için yapılacak işe mizantren denir.

Çift: El dizgide harfleri düzeltmek veyadeğiştirmek için kullanılan cımbız şeklinde alet.

Dubleks: Tram açıları farklı aynı iki klişe ile veya yine aynı kliye ile yarım tram kaydırılarak iki renk basılan baskıya verilen ad.

Espas: Harflerin yanyana getirilmesiyle meydana gelen kelimelerin aralarına konulan harflerden daha kısa olan metal parçalara ara boşu yada espas denir.

Dublton boya: Tek renk basıldıktan sonra iki renk gibi gözüken boya.

Galvano plasti: Kaplama kalıp.

Soğuk baskı: Ciltler ve kağıtlar üzerine yapılan kabartma boyasız baskı. (Gofre)

Gofre: Kağıdı baskıda kabartma işlemi.

Karışık kalıp: El dizgi kalıbı içinde, makine dizgi ve klişe olursa bu kalıba karışık kalıp denir.

Matris: Sıcak dizgide döküm için kullanılan dişi harfler.

Matris kağıdı: Stereotipide döküm için kullanılan dişi mukavva kalıp.

Papye kağıdı: İçinde herhangi bir dolgu maddesi olmayan emici yumuşak kağıt.

Ara kağıdı: Yeni basılmış olan işteki boyanın, kendisinden sonra gelen kağıdın arkasını kirletmemesi için araya konulan emici veya bir tarafı parlak kağıt.

Perforaj: Baskı makineleri ile kağıdın kopması için yapılan noktaları veya çizgileri delme işlemi veya metal çizgi.

Pliyaj: Konik; cilt işlerinde, katlanmayı kolaylaştırmak için, karton veya mukavva üstünde oluk açmak.

Plunger: Makine numaratörünün rakamlarını döndüren yazı kısmı.

Pedallar: Tipo baskı makinesidir. Bu tip makinelerin ilk modelleri ayakla çalıştırıldığı için bu ismi almışlardır. Yüksek baskı sistemi içinde pedallar, el tezgahları dediğimiz baskı preslerinin geliştirilmiş şeklidir. Bu makinalarda baskı kazanları düzdür. Diğer makinelerde ise baskı kazanı silindiriktir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

THE TOPKAPI PALACE MUSEUM

TOPKAPI SARAYI Topkapi Palace was home to all the Ottoman sultans until the reign of Abdulmecid I (1839-1860), a period of nearly four centuries. The order for the construction of the Topkapi Palace on the Seraglio Point overlooking both Marmara and Bosphorus was given by Mehmed II after the conquest of Constantinapolis in 1453. The place was then an ancient olive grove. The final form of the first palace covered an area 700m², and was enclosed with fortified walls 1400 meters in length. The walls were pierced by a number of gates, namely the Otluk gate, the Demir gate and the Imperial gate (Bab-i Humayun), and a number of minor angled gates between them. After the reign of Mehmed II the Conqueror, the palace grew steadily to form a city like complex of buildings and annexes, including a shore palace known as the Topkapi shore palace, as it was situated near the cannon gate -Topkapi- of the ancient walls of Istanbul. When the shore palace was burned down in 1863, it lent its name to ...

Lepistes