Ana içeriğe atla

İşçinin yıllık izni hakkında en çok merak edilenler

İşçinin yıllık izni hakkında en çok
merak edilenlerUygulamada, bir işyerinde emekli olduktan sonra çalışmasını sürdürenlerin veya askerlik nedeniyle iş sözleşmesi sona erdikten sonra askerlik dönüşü aynı işyerinde çalışmasına devam edenlerin yıllık izin kıdemlerinin devam edip etmeyeceği konusu tartışmalara neden olmaktadır. Hem sosyal açıdan, hem de yıllık ücretli izinle ilgili düzenlemelerin amacına uygun olması bakımından bu durumdaki işçilerin yıllık izin kıdemlerinin devam ettirilmesi gerekmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun, 53. maddesinde İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere. yıllık ücretli izin verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yasal düzenlemede haftanın her günü tam gün çalışanlar ile kısmi çalışanlar arasında bir ayrım yapılmamıştır. Bu nedenle, part-time çalışanların da yıllık ücretli izin haklarından, izin süresinden indirim yapılmaksızın yararlandırılması gerekmektedir. İş sözleşmesinin askıda kaldığı; grevde geçen süreler, izinsiz ve mazeretsiz devamsızlık süreleri, kadın işçinin 74. madde gereğince doğumdan sonraki sekiz haftadan sonra altı aya kadar kullanabileceği ücretsiz izin süreleri yıllık iznin hesabında çalışılmış gibi sayılmayacaktır. Yıllık izne hak kazanmak için işçilerin ayrıca bu süreler kadar çalışması gerekecektir. Özellikle işçi işten ayrıldıktan sonra, işçilik haklarını alamadığına dair iş mahkemelerinde dava açabilmektedir. İşçinin bu şekilde dava konusu yaptığı haklardan birisi de yıllık ücretli izin alacağıdır. İşçinin yıllık ücretli izinlerini kullandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. Bu nedenle işverenler yıllık ücretli izin defteri, izin pusulası veya izin kartoteksi tutmak zorundadırlar. 4857 sayılı İş Kanunu’nda, 1475 sayılı Kanundan farklı olarak yıllık ücretli iznini işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara, istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin verileceği hükme bağlandığından, işçinin belgeleyemediği durumlarda ücretsiz yol izni talep etmesi mümkün olmayacaktır. Yol izni alan işçinin iznini işyerinin bulunduğu yerde geçirmesi, sadakat borcuna aykırı olup işverene akdi haklı nedenle fesih imkanı sağlar. Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi için kendisine avans olarak verilen veya peşin ödenen izin ücreti işveren tarafından geri alınabilir. İşveren, isterse bu personelin hizmet akdini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(e) bendi uyarınca tazminatsız olarak feshedilebilecektir. Yıllık ücretli izinden geç dönen işçilerin, kabul edilebilir bir mazereti olmaması veya bunu belgeleyememesi halinde devamsız sayılarak gerekli kanuni işlem yapılabilir. İşçinin devamsızlık halinin bir iş günü olması halinde, sadece o günün ücreti ile hafta tatili ücretinin kesilmesi gerekir. Fakat, devamsızlık halinin 2 iş günü veya daha fazla olması halinde 4857 sayılı iş Kanunu’nun 25/II-(g) bendi uyarınca, olayın öğrenildiği tarihten sonra 6 işgünü içinde işçi tazminatsız olarak işten çıkartılabilir. Sağlık nedeniyle işten ayrılan işçiye kıdem tazminatı ödenir mi? 4857 sayılı İş Kanunu’nun işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen 24. maddesinin I. Fıkrasında, (a) ve (b) bentlerinde; İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa (4857/24-I-a) ya da, İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa (4857/24-I-b), hallerinde, işçi iş sözleşmesini herhangi bir fesih bildirimi süresi beklenmeksizin derhal feshedebilir. Sağlık sebepleri ile yapılacak fesihlerde (4857/24-I-a), işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması yeterli görülmüş; bu durumun sözleşme sırasında bilinmemesi koşulu kaldırılmıştır. Sözleşme yapılırken bilinsin ya da bilinmesin, işçinin yaptığı iş, işin niteliğinden kaynaklanan bir nedenle, işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa, işçi bildirim sürelerini beklemeksizin veya belirli süreli sözleşmelerde, süre dolmadan önce sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilecek ve işverenden kıdem tazminatı talep edebilecektir. :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

THE TOPKAPI PALACE MUSEUM

TOPKAPI SARAYI Topkapi Palace was home to all the Ottoman sultans until the reign of Abdulmecid I (1839-1860), a period of nearly four centuries. The order for the construction of the Topkapi Palace on the Seraglio Point overlooking both Marmara and Bosphorus was given by Mehmed II after the conquest of Constantinapolis in 1453. The place was then an ancient olive grove. The final form of the first palace covered an area 700m², and was enclosed with fortified walls 1400 meters in length. The walls were pierced by a number of gates, namely the Otluk gate, the Demir gate and the Imperial gate (Bab-i Humayun), and a number of minor angled gates between them. After the reign of Mehmed II the Conqueror, the palace grew steadily to form a city like complex of buildings and annexes, including a shore palace known as the Topkapi shore palace, as it was situated near the cannon gate -Topkapi- of the ancient walls of Istanbul. When the shore palace was burned down in 1863, it lent its name to ...

Lepistes