Ana içeriğe atla

Ofset Baskı Terimleri

Alkol: Baskıda kaliteyi arttırmak için kullanılan uçucu sıvı madde.

Asansör: Baskı makinası aparatlarından biri.Baskıya girecek olan baskı materyalinin istiflendiği baskı tablasıdır.Buraya baskı materyali düzgün bir şekilde bırakılmalıdır.

Bağlayıcı: Mürekkep pigmentlerini birleştiren sıvı madde.

Blanket: Basılacak görüntünün baskı materyaline aktarılmasını sağlamak için blanket kazanına takılan materyaldir.

Boya Ünitesi: Boya ünitesi; boya haznesi, taşıyıcı, verici, ezici ve dağıtıcı merdanelerden oluşur. Merdanelerin görevi, hazneden boyayı alıp incelterek, kalıba eşit incelikte ve düzgün olarak aktarmaktır. Kalıba boya veren merdaneler kauçuk kaplıdır.Diğer merdaneler ise çelik veya bakır kaplamadır.

Büro teksir makineleri: Küçük tabaka kağıtlara baskı yapan küçük baskı makineleridir. Takriben 25x35 cm. ebadındadır. Kalıpları genellikle karton veya ozasol alüminyumdur.

Çok renkli makineler: Birden fazla ünitenin yan yana gelmesiyle oluşturulan makinelerdir. Ünite sayısı kadar renk basma imkanı vardır.

Emniyet tertibatı: Emici kafa ile makaslar arasında, makinaların tiplerine göre değişen güvenlik tertibatları bulunur. Bunlar çift kağıt akımını, kağıdın geçip geçmediğini, kağıdın eğri veya kırışık olma durumlarını kontrol ederler.Gerektiğinde baskıyı, kağıt akışını boya ve su akımını durdurup makinanın süratini rolantiye alır. Bu kontrol, siviçler yardımıyla veya mekanik dokunma şeklinde ya da fotesel yöntemiyle gerçekleştirilir.

Hazne Suyu: Baskıda mürekkebin dengeli bir şekilde baskı materyaline aktarılması için kullanılan suya denir.

Kauçuk – kauçuk sistemi: (Ön – arka baskı sistemi) Bu sistemde tabaka kağıt, aynı baskı ünitesinde hem ön, hem de arka yüzüne baskı alır ve üniteyi terk eder. Burada kauçuk kazanlar arasından geçen kağıt, gerekli baskı basıncını her iki yüzündeki kauçuk kazanlardan alır. Rulo (WEB mi?)set makineleri böyle çalışır.

Kazan devri: Kağıt akımında makinenenin baskılı-baskısız erişebileceği dönme sayısıdır.

Küçük ofset makineleri: Büro teksir makineleri de küçük ofset makineler sınıfına girer. Küçük ofset makinesi sınıfına 46x64 cm makinalar dahil olmak üzer, bu ebadın altında baskı yapan makineler girer.

Makaslar: Ön ve yan pozası ayarlanan kağıt, makaslar tarafından sıkıca tutulur ve döner haldeki baskı kazanına iletilir. Basılan kağıt istife giderken makaslar geri döner ve yeni kağıdı baskı kazanına götürür.

Merdane: Boyayı veya suyu homojen olarak baskı makinesindeki kalıp kazanına gönderen silindirik yapıdaki parçaya denir.

Merdane Kılıfı: Merdanenin üzerine takılıp, kenarları dikilerek merdaneye tutturulan suyun homojen olarak dağılmasını sağlayan beze denir.

Mizatren: Ofsette; basması gerektiği halde baskısı çıkmayan bölgelerin, baskı yapacak duruma getirilmesi için kauçuk altından yapılan besleme işidir.

Mürekkep: Pigment, vernik ve bağlayıcıların karışımından oluşan materyale renk veren maddedir.

Nemlendirme Ünitesi: Su haznesi, vargel ve su veren merdanelerden oluşur. Kalıba su veren merdaneler kauçuk, diğerleri çeliktir. Kalıba, hazne suyunun eşit incelikte ve düzgün dağılmasını sağlar.

Numaratör: Baskı makinesi üzerinde bulunan ve baskı sayarak kaç adet baskı yapıldığını belirten elektronik cihaz.

Orta ve büyükboy ofset makineleri: Bu gruba 50 cm x 70 cm’den 110 cm x 160 cm ebadındaki kağıtlara baskı yapabilen makineler girer.

Paralel dizi sistemi: Tek renkli makinelerdeki kalıp, kauçuk, baskı kazan takımları birbiri ardına birbirlerine paralel dizilmişlerdir. Her ünite, yani kazan takımı ayrı baskı kazanına sahiptir. Üniteler arasında bulunan nakil kazanı, kağıdın taşınmasını sağlar. Renk sayısına göre üniteler altıya kadar çıkar.

Pigment: Boyanın özünü teşkil eder. Onun asıl rengini verir. Çeşitli vernik ve dolgu maddeleri ile birleştirilerek boya imalinde kullanılır.

Poza: Baskı sırasında kağıdın makinada düzgün bir şekilde baskı kazanına iletilmesini sağlayan, ileri geri hareket ettirilebilen parçadır.

Roland sistemi: (5 kazalı sistem) Burada iki kalıp ve kauçuk kazanı arasına bir baskı kazanı yerleştirilmiştir. Kazanlar dikey biçimde ve hafif kavisli olarak dizilmiştir. İki renk baskısı yapılan kağıt, zincirli taşıma sistemi tarafından alınır ve diğer çift renk ünitesine gönderilir.

Saatlik üretim: Sürekli baskıda ulaşılabilen baskılı tabakaların sayısıdır.

Segatif: Boyanın çabuk kurumasına yarayan bir nevi sıvı kurutucu.

Siper: Kağıdın asansörden alındıktan sonra tırnaklara gidene kadar düzgün durmasını sağlayan parçalardır.

Sparagum: Kauçuğun ezikliğini gidermek için kullanılan kimyasal maddeye denir.

Spatula: Mürekkebin ezilmesi ve karıştırılmasında kullanılan geniş ağızlı alet.

Tabaka ofset: Kesilmiş (tabaka halindeki) kağıtlara baskı yapan makinelerdir.

Tek renkli makineler: Bu makineler üç silindir sistemi ile çalışır. Kalıp, kauçuk ve baskı kazanları normal olarak aynı büyüklüktedir. Bazı makinelerin baskı kazanları kauçuk ve kalıp kazanlarına oranla daha küçüktür.

Transparan mürekkep: Şeffaf renksiz mürekkep.

Transparan: Işığı geçiren, şeffaf.

Trikromi: Üç renkli seri boyalarla (Cyan+Magenta+Yellow) basılan tram açıları değişik olan baskı çeşididir. +Black.

Üstübu: Baskı öncesi ve sonrasında temizlikte kullanılan temizlik materyali.

V – sistemi: Ofset baskı makine sistemlerinden biridir. Yan yana dizilen 2 kalıp ve 2 kauçuk kazanın altında bir baskı kazanı bulunur. Çift renk baskı yapan bir V şekli oluşturur. Çift renk baskı yapılan kağıt, aktarma kazanı vasıtasıyla diğer üniteye geçerek diğer 2 renk basılır.

Web ofset makineleri: Ofset baskı sisteminin gelişmiş şeklidir. Bobin kağıtlara baskı yapar. Tabaka kağıtlara baskı yapan makinelerden pek farklı değildir. Katlama, kesme, harmanlama, paketleme, kurutma yapabilecek cihazlar eklenerek muayyen bir iş görmek için (gazete, dergi, mecmua vs.) imal edilmişlerdir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

THE TOPKAPI PALACE MUSEUM

TOPKAPI SARAYI Topkapi Palace was home to all the Ottoman sultans until the reign of Abdulmecid I (1839-1860), a period of nearly four centuries. The order for the construction of the Topkapi Palace on the Seraglio Point overlooking both Marmara and Bosphorus was given by Mehmed II after the conquest of Constantinapolis in 1453. The place was then an ancient olive grove. The final form of the first palace covered an area 700m², and was enclosed with fortified walls 1400 meters in length. The walls were pierced by a number of gates, namely the Otluk gate, the Demir gate and the Imperial gate (Bab-i Humayun), and a number of minor angled gates between them. After the reign of Mehmed II the Conqueror, the palace grew steadily to form a city like complex of buildings and annexes, including a shore palace known as the Topkapi shore palace, as it was situated near the cannon gate -Topkapi- of the ancient walls of Istanbul. When the shore palace was burned down in 1863, it lent its name to ...

Lepistes